∞ Morgan önsözünde mesajın tadını çıkartmamızı, iyi geleni yudumlayıp gerisini tükürmemizi söylüyor , dünyanın yasası dediği bu eylemi bazı cümleleri seçerek gerçekleştirdim:

∞ Öncelikle seçtiğim kelime " Birlik " Aborjinler nimetler için evrensel birliğe - bunun adı her millette değişir deniyor, yalın bir Tanrı algısı -teşekkür ediyor.

∞ Yazar aborjinlerin ağzından şunları söylüyor : Birlik içinde her şeyin bir amacı vardır.Yanılgılar, yanlışlar ya da kazalar yoktur. Sadece yanlış anlamalar ve ölümlü insana henüz açıklanmamış sırlar vardır .

∞ Birlik özdür, yaratıcılıktır, saflıktır, sevgidir, enerjidir ve sınırsızdır. İnsan yaratılmıştır ama bedeni sadece bir sonsuzluk parçasını barındırmaya yarar. Ruhlar saf sevgi ve barışla doludurlar, bu gezegen bizlere heyecanlarımızı sınamamız için .

∞ Mutant ( yani modern insan ) gerçeği yaşamak yerine, koşulların ve durumların, evrensel yasayı, konfor, maddecilik ve güvensizlik karışımı altına gömmelerine izin verir.
Mutant kelimesine kadim anılarını ve evrensel gerçeklikleri yitirmiş ya da kapatmış kişi anlamı yüklenmiş.

∞ Bir olmak hepimizin aynı olması anlamına gelmez. Her varlık biriciktir ve özgündür. İki varlık asla aynı mekanı kaplamaz. Yaprağın bir bütüne varabilmek için tüm parçalarına ihtiyacı olması gibi her ruhun varacağı özel bir yeri vardır. İnsanlar çeşitli hileler yapabilirler ama sonunda her şey doğru yerine gelecektir. Bazılarımız düz, bazılarımız dolambaçlı yolları tercih eder.

∞ Bizler birlik içinde düz bir yolda yürüyoruz. Mutantlar pek çok değişik inançlara sahiptir. Senin yolun benimkinden değişik derler, senin kurtarıcın benim kurtarıcım değildir, senin daima’n benimkinden farklıdır derler. Oysa gerçek şudur ki yaşam tek bir yaşamdır. İlerleme yolunda sadece bir tek oyun vardır. Sadece tek bir ırk, değişik gölgeler vardır. Sen birinin canını acıtırsan kendi canını acıtırsın, birine yardım edersen kendine yardım edersin. Kan ve kemik bütün insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir. Atalarımız, doğmamış torunlarımız, her yerdeki tüm yaşam, bunların tümü birdir.

∞ Mutant dua ederken konuşur , biz dinleriz..zihnimize boşaltıp evrensel mesajı bekleriz diyor Aborjin roman kahramanları.
Konuşmakla meşgulken, 'birliğin' sesini duyman imkansızdır.

∞ Bir müzisyenin müzikal ifadeyi araması gibi, evrendeki müzik de ifade edilmeyi bekler.

∞ Mutantlar rüya görmenin tek yolu olarak uykuya dalmayı biliyorlardı, oysa Gerçek İnsanlar uyanıkken de rüya bilincine varabiliyorlardı. Zihni kontrol altına alan uyuşturuculara başvurmaksızın, sadece solunum ve dikkati yoğunlaştırma yöntemiyle rüyalar ülkesinin bilinç katmanına ulaşabiliyorlardı.

∞ İnsanın kendi çevresinde dönmesi özellikle yararlı idi. Sorun, önce zihne nakşediliyor, sonra da döndükçe yeniden ve yeniden soruluyordu. Aborjinlerin açıklamasına göre olduğu yerde dönmek, insanın içinde bulunan yedi enerji girdabının dönüşünü de hızlandırıyordu: sadece kollarımı iki yana açmalı hiç durmadan kendi etrafımda sağa dönmeliydim.

∞ Aborjinler her işten önce evrenden izin alıp, kendileri ve diğer yaşam formlarının hayrına ise bu işin gerçekleşmesini diliyorlar.

∞ " Gerçek İnsanlar ( aborjinler ) sesin varoluş nedeni olarak konuşmayı görmezler. Konuşmak yürek ve akılla yapılır. Ses konuşma amacı ile kullanıldığı zaman ortaya çıkan boş sözlerdir , ruhsal içerikli olamazlar. "

Telepati ile anlaşmak için ise açık zihinli olmak gerekli ve zihnini saklamaya ihtiyaç duymamak için en küçük yalana dahi alan bırakmamak.

∞ Yaşamının örümcek ağını ören insan kendi değildir. O ağda sadece bir teldir. Bu ağa yaptığı her katkıyı, aslında kendi kendine yapmıştır.

∞ Çember: Eğer yüreğinde başka insanlara karşı kötü duygularla yürüyüp gidersen ve çember tamamlanmamışsa bu yaşamın başka alanında yinelenecektir. Bir kez değil dersini alana dek defalarca acı çekersin. İncelemek, öğrenmek onlardan ders alarak bilgelik kazanmak iyidir.

∞ "Karşımızdaki insan bizim yansımamızdır. Onda gördüğümüz iyi nitelikler bizde de olan ve daha gelişmesini istediklerimizdir. Hoşlanmadığımız tavırları da bizim üzerinde durmamız gereken yönlerimizdir. Kendi varlığımızda aynı gücü ya da güçsüzlüğü hissetmezsek karşıdaki kişinin iyi veya kötü niteliklerini yargılamamız olanaksızdır. Fark eden sadece öz disiplin ve öz ifadelendirme derecesidir "

∞ Öfke, üzüntü ve korku yaşama dahil sayılmıyor bu felsefeye göre, soluk almak canlı olmayı belirlemiyor ... yaşam hareket, ilerleme ve değişimdir. Olumsuz heyecanları deneyimlemek de iyidir ama bu hal bilge bir insanın içinde kalmak istemeyeceği bir durumdur .

∞ Kaygı, hırs, şehvet ve güç gibi duyguları geliştirmeye çalışmak boşa zaman harcamaktır. Bunun kanıtı olarak ilk insanlar yok oldular. Onların yerini bir kaya kütlesi, bir şelale, ve herneyse benzeri bir şey aldı. Bunlar dünyada hala yerlerini korumaktadırlar ve onlardan öğrenmeyi bilebilen bilge kişiler için birer tefekkür yeridirler.

∞ Gerçek insanlar Kabilesi bizlerin hastalıklar karşısında rastlantısal kurbanlar olmadığımızı, fiziksel bedenin bizlerin sonsuz bilinç düzeyimizin bireysel bilincimizle iletişim kurması için tek yol olduğuna inanır. Bedenin işlevlerindeki bir yavaşlama, çevremize şöyle bir bakmamıza ve iyileştirmemiz gereken gerçekten önemli yaralarımızı incelememize olanak sağlar: hasar görmüş ilişkiler, inanç sistemimizde oluşmuş boşluklar, korku tümörleri, Yaratıcı’ya karşı duyduğumuz kuşkular, bağışlama yetimizi yitirmemiz ve bunun gibi nedenler söz konusu olabilir.

∞ İnsanlar Tanrısal birliği tanısa korku duymaz. Yerlilerin inancına göre maddesel nesneler korkuya yol açar, insanlar ne kadar fazla nesneye sahipse o kadar çok korkar. Ve olasılıkla sadece bu nesneler için yaşarlar.

∞ Aborjinlerin gökkuşağı yılanı, mutlak barış olarak başlayan, titreşim değiştirip ses, renk ve form halini alan enerji ya da bilinç çizgisinin dokunmasının sembolüdür.

∞ Gerçek İnsanlar Kabilesi, insanlığın tek bir aile haline gelebilmesi için evrimsel bir öğrenme dönemi geçirmesi gerektiğine inanıyor. Onların düşüncesine göre, Evren hala tasarlanmakta ve oluşmakta olan bir proje. İnsanlar birer varlık olduklarını anlamayacak denli meşgul görünüyorlar.

∞ Kendini koruma, öç alma, çıkar ya da beslenme uğruna bir insanoğlunu öldürmek tamamiyle yanlıştır. Gerçek İnsanlar Kabilesini, mutasyona uğramış insanlardan ayıran tek ayrım asla cana kıymamasıdır zaten.

∞ “Savaşta ahlak yoktur,” dediler. “Ama yamyamlar asla bir günde yiyebileceklerinden fazlasını öldürmezler. Sizin savaşlarınızda, birkaç dakika içinde binlerce kişi ölüyor.”

∞ "Gerçekliğe formunu veren biçimsizliktir, " Rüya zamanının 3. bölümü şimdidir, düşler hala sürmektedir, bilinçsizlik dünyayı yaratmayı sürdürmektedir.

∞ Hayatının yenilenmesini mi istiyorsun? Önce nasıl olmasını istediğini hayal et ve hayatını o yöne doğru harekete geçir. Hayal ettiğin bu hayatla ahenk içinde olmayan her düşünceni, kelimeni ve davranışını gözden geçir ve onlardan uzaklaş.

∞ Nesnelere karşı duyduğumuz heyecanlar onlar üzerinde etki yapar. Bedenin her hücresinde, kişiliğin özünde, zihinde ve sonsuza kadar yaşayan ben'de bu heyecanın izleri kayıtlıdır. İnsanoğlu bu varoluş düzeninden ayrılırken heyecanlarını an be an nasıl yaşadığının kayıtlarını da yanında götürür. Görünmez duygular bizlerin o sonsuz parçasını oluştururlar ve iyi ile iyi olmayan arasındaki farkı belirlerler. Eylem, duygunun niyetin dile getirilip, deneyimlenmesi için kullanılan bir kanaldan başka bir şey değildir. 

∞ Herkese özel bir nitelik verilmiştir ve bunu geliştirerek ömür boyu işe yarayacak yetenekler oluşturur. Aborjinler yeteneklerini kendileri farkedip sevdikleri ve becerili oldukları konuyu meslek ediniyor..hatta isimleri de bu yenekleri ile eş anlamlı.

∞ Gerçek İnsanlar için yeni bir yaşam, her zaman bilinçli bir yaratıcı eylem olmuştu. Bir bebeğin doğumu dost bir ruha, dünyasal bir beden sağlamış olmak anlamına geliyordu. Bizim toplumumuzdan uzak bir düşünce tarzıyla, bedenlerin yeryüzüne lekesiz gelmeleri beklenmiyordu. Lekesiz olması gereken, onun ta derinlerinde gizli olan görünmez mücevherdi. Beden ve can, her ruhun yakından tanıdığı; ilerlemek ve “daha iyi olmak” olarak açıklanan o plana uyum sağlardı.

∞ 'Gerçek İnsanlar' yüzyıllardan beri tüm yeni doğanlara belli sözler söylüyorlar. Her kişi doğduğunda dünyaya ait olarak ilk şu kelimeleri duyuyor: "Seni seviyoruz ve seni yolculuğunda destekliyoruz." Ölüm töreninde de herkes ölen kişiye sarılıyor ve aynı sözleri tekrarlıyor.

∞ Doğumgünlerinden söz ettiğimde beni ilgiyle dinlediler. “Bunu neden yapıyorsunuz?” diye sordular. “Bizler için kutlama özel bir durumu dile getirir. Yaşlanmanın nesi özel anlayamadık, bunu sağlamak için çaba göstermeyiz ki! Bu kendiliğinden olur.” “Biz daha mükemmel olmayı kutlarız. Eğer geçen yıla oranla daha iyi, daha bilge olmuşsak, bunu kutlarız. Bunu da ancak sen kendin bilirsin ve kutlama partisinin ne zaman yapılacağını sen söylersin.”

∞ Eğer birini incitirsen, kendini incitmiş olursun. Eğer birine yardım edersen, kendine yardım etmiş olursun.

∞ Hayal ettiğin yaşamınla örtüşmeyen bir düşüncen varsa bu düşünceni bir yenisiyle değiştir. Eğer idealinle örtüşmeyen bir şey söylediysen bir daha böyle bir şey söylemeyeceğini bir yere not et. İyi niyetinle örtüşmeyen bir şey yaptığında bunun son olduğuna ve bir daha tekrarlamayacağına söz ver.

∞ Hayatımızda tatsız ve hoşa gitmeyen şeyleri anlamak yerine yok etmek yoluna gidiyorsak, varolmamız mümkün değildir.

∞ Acıyı unut. Dayanmayı, katlanmayı öğren. Dikkatini acıdan başka bir şeye yönelt.

∞ Tanrısal birlik bizi görüp yargılamaz, ne yaptığımızla neden yaptığımızla ilgilenmez..o niyetlerimizi hisseder. 

∞ Yolculuğumuzun ilerleyen aşamalarında, benim zihinsel iletişim gücümü geliştirmem için yaptıkları alıştırmalarda, öğrendim ki yüreğimde veya zihnimde saklanacak bir şeyler olduğuna inandığım sürece hiçbir gelişme gösteremezdim. Kendimi her şeyle uyum içinde hissetmeliydim.

∞ Kendimi yargılamam değil, affetmem gerekiyordu ve geçmişten bir şeyler öğrenmeliydim. Onlar bana kendini kabul etmenin, kendini sevmenin ve kendine karşı dürüst olmanın yaşamsal değer taşıdığını gösterdiler.

∞ Aborjinler evrenle bütünleşmenin ustası olmuşlardı; ondan sonuna dek yararlanıyorlar ama onu asla rahatsız etmiyorlardı.

∞ Bitki dünyasının var oluş nedeni insanları ve hayvanları beslemek, toprağı sağlıklı kılmak, güzellik vermek ve atmosferin dengesini sağlamaktır. Bana bitkilerin ve ağaçların sessizce şarkı söylediklerini anlattılar.

∞ Hayvanların var oluşunun asıl nedeni de insanoğlunu beslemek değildir ama gereksinimler karşısında hayvanlar yenebilir. Hayvanlar atmosfer dengesini sağlamak, arkadaş olmak ve eğitimde örnek oluşturmak için aramızda bulunurlar.

∞ Gerçek İnsanlar kabilesi asla yiyeceksiz kalmaz. Evren, onların zihinsel mesajlarını hiçbir zaman yanıtsız bırakmaz. Onlar dünyanın bereketli bir yer olduğuna inanırlar. Yiyecekler isteniyor, ortaya çıkması bekleniyor ve elde edildiği zaman da içtenlikle şükran duyguları sunuluyordu.

∞ Kabile her yeni güne; ışık, kendileri, arkadaşları ve dünya için Tanrısal Birlik’e teşekkür ederek başlıyorlardı. Kimi zaman özel isteklerde bulunuyorlar ama bunu mutlaka, “eğer benim çevremdeki her türlü yaşam formunun hayrınaysa,” dileğiyle sona erdiriyorlardı.

∞ Ölmekte olan bir bitkiye ya da hayvana su ya da cesaret vermek, aydınlanma yolunda, yaşamı ve bizi Yaratanı tanımak konusunda susamış bir insan bulup ona su vermek kadar önemli bir adımdır.

∞ Kabile halkı, onların deyimiyle toprağın şarkısına ya da suskun seslere karşı müthiş bir farkındalık sergiliyorlardı. Çevreden gönderilmiş bilgileri alıyorlar, bunları çözümlüyorlar ve sonra da bilinçli bir biçimde eyleme geçiyorlardı. Sanki evrenden gelen mesajları alabilen minik bir göksel alıcıya sahiptiler.

∞ Boş ellerle doğmak, ölmek boş ellerle. Yaşamı tüm doluluğu ile gözledim, boş ellerle. –Marlo Morgan